1968 yılında Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu tarafından deklare edilen Tehlikeli Maddelerin Karayollarında Uluslararası Taşınması Sözleşmesi İlişkin Avrupa Anlaşması 2010 yılında Türkiye Cumhuriyeti tarafından imzaladı ve 2015 yılında uygulamaya konuldu. Bu uluslararası sözleşme tehlikeli maddelerle çalışan işletmelerin tehlikeli maddeleri saklama ve taşıma işlemlerini çevreye ve insanlara zarar vermeden yağmasını amaçlamaktadır.

ADR Sözleşmesi’ne göre 5.00’den fazla şirket tehlikeli madde taşımacılığı sektöründe faaliyet göstermekte. Ancak ADR Sözleşmesi’ne göre tehlikeli madde tanımı sadece yanıcı/patlayıcı maddeler, akaryakıt türevleri, asit, civa gibi maddeleri kapsamaz. Örneğin; basınçlı bidonlarda taşınan mısır yağı bile tehlikeli madde olarak tanımlanmaktadır. Bunlar gibi maddelerle yılda 50.000 tonun üzerinde muhatap olan her türlü işletme ve şirket en az 1 tane Tehlikeli Madde Danışmanı (TMGD) bulundurmak zorundadır.

Sözleşmede tehlikeli madde olarak tanımlanan 1.600’den fazla madde olduğu düşünülürse otellerden fabrikalara hemen her sektörde faaliyet gösteren orta ölçekli işletmeleri bağlayan bir durum söz konusudur. Bakanlık tarafından kamu kuruluşları, sadece taşımacılık yapan işletmeler, sadece perakende satış yapan (tankla herhangi bir toplu satış yapmayan) firmalara 2018 yılına kadar muafiyet tanınmıştır. Bu yeni çıkan konjonktür Türkiye’de Tehlikeli Madde Danışmanlığı gibi bir iş kolunun ortaya çıkmasına neden olmuştur.